istifamızı ettik , tr ye geldik , 12 de uyandık , miskinligimizi yaptık , şarkımızı da dinleyelim güne başlayalım artık.
Karlı bir ankara sabahından herkese günaydın
Hikayeye kaldımız yerden devam. Pek yakında…
istifamızı ettik , tr ye geldik , 12 de uyandık , miskinligimizi yaptık , şarkımızı da dinleyelim güne başlayalım artık.
Karlı bir ankara sabahından herkese günaydın
Hikayeye kaldımız yerden devam. Pek yakında…
İçimden küfür ediyorum şurda ne güzel eğleniyoruz ilk defa böylesine bir duygu oluşmuş göl kenarı keyif manzara annemi niye karıştırıyorsun şimdi diye söyleniyorum delicesine.
Benim içten içe söylendiğim sürede onun yüzü biraz düşmüştü
-tanıştırırız canım dedim sadece
Gülümseme geldi tekrar suratına ve sıkı sıkı sarıldı belimden göğsüme yasladı kafasını ve tüm günü gölde harcadık hiçbir şey yapmayarak yada çok şey yaparak… daha sonrasında evine bıraktım ertesi gün yoğun olacak görüşemeyiz ödevim var gibisinden bir şeyler söyledi peki sonra görüşürüz dedim.
Pervinsiz günlerin nasıl zor olduğunu o gün gayet iyi anladım. Hiçbirşeyden zevk almıyorsun gün bomboş anlamsız geliyor.
Pervinle geçiyor günler Pervin yanımdayken uslu uslu kullanıyordum aracı onun saçının teline zarar gelirse affedemezdim kendimi, epeydir tek takılmıyordum arkadaşımla buluşayım dedim. 100.yıldan ümitköye kadar gayet tehlikeli bi yolculuk sonrasında ulaştım epeydir böyle kullanmıyordum. Adrenalini üretince bünye kendisine gelmişti. Baya zaman geçmiş özlemişim dedim kendi kendime. O zamanlar şu anda olduğu gibi ankarada kamera gibi şeyler de yok trafigin canına okuyordun bir şey olmuyordu. Arkadaşımla buluştuk nerelerdesin hayırsız cümlelerine maruz kalmama rağmen sohbetimizi ettik kahvemizi yudumladık günü o şekilde geçirdik.
Eve geldiğimde aklıma geldi annesiyle konuştuğumda öğretmen olduğunu öğrenmiştim ama babası ne iş yapıyordu. Durumları oldukça iyiydi ama orada soramadım biz ayrıldık vefat etti gibi binbir moral bozacak cevap olduğu için sormaya yememişti. Ama hal durumlarına bakınca babasını merak etmiyor ve korkmuyor da değildim.
Günler sonra cafede sorma imkanım oldu baban nerelerde ne iş yapıyor diye
-otelimiz var bir tatil beldesinde tatil sezonu öncesi hazırlıklarda orada olur genelde, arada uçakla ankaraya gelir dedi.
-güzelmiş dedim
-boş şeyler dedi.
-sonuçta ailen sana düzgün bir gelecek sağlayabilecek imkanlara sahip dedim.
-ama seninle mutluyum hepsi boş dedi.
Ego nal gibi oldu tabi bu cümle sonrasında. Vay be Pervin gibi bir kız benimle birlikte dedim. Dahası kendimde hiçbir şey görmüyordum benimle birlikte olması için sebep bile yoktu benim gözümde, resmen kazayla başlayan bir ilişkiydi dahası bir şey de yapmamıştım doğru düzgün konuşamamıştım bile, benim yerimde ali veli olması bile olasıydı bana göre.
Aradan geçen güzel günler sonrasında bir gün pervinle sabah buluştuk, yüzü düşmüş içten içe ne oluyor diyorum.
-neyin var canım dedim
-hiç dedi
Hiç nedir yahu hiç e canı mı sıkılır insanın…
-bir sıkıntın var konuşmak istemez misin dedim
-ı ıh diye geçiştirdi.
Peki dedim hiç germedim. Madem canın sıkkındı sessiz sakin bir yere götürülmeliydi. Ankara çevresindeki göllerden birine götürdüm giriş kartı olmadan girilemeyen bir göldü. Yolda giderken bir yerde durdum yere serebileceğim bir şey alacaktım.
-arabada bekle sen geliyorum hemen dedim.
-nereye dedi
Sallamadan indim yataş gibi bir yere girdim. Görevli arkadaş yaklaştı yardımcı olabilirmiyim dedi
-sevgilimle göl kenarında oturacağım altımıza serebileceğimiz bir şey lazım bu işlerle annem uğraşır teknik ismini bilmiyorum dedim. Kız güldü.
-sorununu çözebiliriz dedi.
Bu var bu var diye ürünleri sermeye başladı yatağın üzerine baktım iş kontrolden çıkacak ver birini diye seçtim birini kasaya geçtim. Seçtiğim şey yatağın üzerinde ufak duruyor elyaf mı neymiş poşete koyulduktan sonra olmuş peluş ayı kıvamında dev bir poşet. Sanırsın oyuncak ayı aldık. Açtım bagaja koydum Pervin meraklı tabi ki o ne dedi sürpriz o sürpriz dedim.
Suratı zaten düşüktü sinirlendi
-iyi söyleme dedi somurttu.
Somurtması bile bir güzeldi benim için
Gölün güvenlik kapısına geldik arabadan indim güvenliğe üye numarası şu ama kart yok yanımda dedim. Yemedi tabi… bunca yol geldim yapma etme gibisinden birkaç dakika yalvarma sonucunda bu seferlik peki dedi arabaya geri döndüm.
Arabaya bindim
-sen buraya nasıl girebiliyorsun dedi.
-sevgilim mutlu olacaksa her yere girerim dedim.
-sevgilim diyip duraksadı sarıldı.
Bagajdaki malzemeyi çıkardım serdim gölün kenarına zemine ve o malzeme öylesine başarılı düzgün bir ürün çıktı ki o kıza çok hayır duası ettim ne kıçın başın ağrıdı ne ıslandın tertemiz gün boyu keyifle oturduk sarıldık birbirimize.
-çok mutluyum biliyor musun dedi.
-ben de dedim.
Bana kendini yaslamış öyle sessiz sessiz anlatıyor konuşuyordu yaşadıklarını hislerini hayatındaki değişimi mır mır konuşuyordu öyle sevimliydi ki o hali…
Aşıktım zaten hepten aşık oldum o haline sonrasında cümlesini böldüm
-seni seviyorum Pervin dedim
İlk defa diyordum dahası oraya onu söylemek için de gitmemiştik. Rastgele gelişen bir durumdu evden çıkınca yüzü düşük diye durum böyle gelişmişti ve içimden gelmişti sadece.
Cümlesini bıraktı ne anlatıyorduysa
-ben de seni seviyorum dedi öptü ilk defa orda öpüştük tüm beden uyuştu tabi.
Daha önceleri de o beni ben onu öpmüştüm evet ama böylesi bir öpüşme olmamıştı. Çok gerçekti içtendi ihtiraslı değildi ama samimiydi seviyordun resmen. Sarıldı ve konuşmadan oturduk öyle aslında çok şey konuştuk…
Geleneksel Pervin hareketi olarak günümü tam anlamıyla sikti ve gerilim yapacak yeni projesiyle karşıma çıktı
-ben seni annemle tanıştırdım sen beni niye annenle tanıştırmıyorsun
-ee ailen ne iş yapıyor nerede oturuyorsunuz gibi sorular sormaya başladı
Benim ailemin gelir seviyesiyle onun ailesinin gelir seviyesi arasında çok büyük fark vardı bunu takacak insana pek benzemese de insan ister istemez geriliyor ama neysem o olacağım dedim kabul edecekse böyle etsin malzeme bu hesabı başladım yine dökülmeye Samimi bi şekilde konuştum cevapladım sonrasında Pervin girdi cümleye
-nasıl anlattığım kadar varmı dedi.
Sen ne anlattın ki diyesi geliyor insanın diyemiyorsun da üstüne annesinin sessiz kalışının bende oluşturduğu gerilim ile hepten gerildim.
Yemekler yendi sohbet edildi ben izin istedim işe gitmem gerekiyor diye ama külliyen yalan resmen kaçmak için yalan söylemiştim.
Annesi yine gel oğlum hatta annende gelsin misafirimiz olun dedi
inşallah diyebildim.
Pervin kapıya kadar eşlik etti kapıda vedalaştık öptüm dudağından çıktım ama siteden öyle bir kaçışım var ki hırsız gibi kendimi bir an önce yola atayım diye bilinçsizce düştüm yola.
Çevre yolunda ankaranın çevresini amaçsızca dönüyordum resmen kendi kendine gidiyordu araç derken Pervin mesaj attı annem çok sevmiş seni diye tabi daha önce pervinin mesajını okurken kaza yaptığım için bu defa yüreğim kaldırmaz diye sağa çekip okudum.
annesi siktir git demişse görüşmeyeceksin bunla demişse sağa çekip geberip gideyim orda diye mantıktan uzak bir işe kalkıştım, o mesajı tıklayıp okuyana kadar geçen sürede akıldan epey götürüyor insan kötümüdür okumasam mı gibi kafadan bir sürü şey geçiyor.
Her şey bir yana attığı mesajın o olayla alakası olduğunu bile bilmiyorsun nedir bu takıntı ama insan o anda dengeli düşünemiyor.
Annem seni çok sevmişi okuyunca bünyeye bir rahatlama geldi. Yine bir hafta boyunca kendimi boşuna yıpratmıştım…
Sızlansam da söylensem de gerilsem de cumartesi geldi çattı. Baktım kaçışım yok bari adam gibi bir kılığa döneyim de insan gibi çıkayım karşısına dedim kılığı kıyafeti saçı sakalı düzelttik bir ayna karşısına geçtik.
Her zaman tek kişiyken dengesiz gitmeme rağmen o gün onu bile yapmadım mülayim mülayim evin yolunu tuttum. Geldim diye mesaj attım, gelsene eve annem bekliyor korkma bu kadar diye cevapladı ve apartman otomatiği açıldı.
Asansöre binmeden bir süre soluklandım sonunda adımı atıp bindim kata geldiğimde kapıda kim olacak Pervin mi annesi de kapıda olacak mı ne diyeceğim ne yapacağım kafamdan gerekli gereksiz bin bir soru geçiyordu.
Kata geldiğimde kapı kapalı , bir yandan kaç git uzaklaş diye sesler geliyor beynimden nereye kaçıyorsun nereye kaçıyorsun mantığı yok ama yankılanıyor işte…
Ve zili çaldım Pervin açtı kapıyı ona tek gülünü uzattım içten bir şekilde sarıldı koluma girdi annesinin sırtı dönüktü masayla uğraşıyordu benim kalp aldı başını gitti stresten gerilimden, yüzünü döndü hoş geldin oğlum dedi.
Elimdeki çiçeği uzattım çok teşekkürler ne gerek vardı evladım gibisinden bir şeyler söyledi çok sıcakkanlı bir insandı günlerdir kendimi yine boşuna harap etmişim. Ama ne annesini tanıyorum ne babasını o gerilimi hemen üstünden atamıyorsun ne iştah kalmış ne boğazdan lokma geçiyor, çay bile boğaza takılıyor boğazına insanın.
Üstüne tüm bunlar yetmezmiş gibi annesi şunu sevmez misin değiştirebiliriz beğenmediysen gibi konulara girince hepten gerildim sanki beğenmemişim de yemiyormuşum gibi… Bilmiyor ki gerilimin zirvesinde geziyorum toparlanmaya çalışıyorum sonrasında toparlanıp her şey çok güzel ellerinize sağlık heyecanlıyım biraz diyebildim.
Cümleyi kurmamla pervinin koluma girmesi bir oldu. Annenin yanında koluma niye girdin şimdi diye üstüne bir de “canım ya” gibi sözlerde girince gerilim hepten katlandı benim bünyemde. Annesi ya kafayı kaldırırsa bu ne laubalilik bakışı atarsa gibi pek çok soru geçiyordu kafamdan bir yandan içimden çek elini be kızım diyorum derken annesi kafasını kaldırdı gülümsedi
Kendime küfür ettiğim anlardan biridir keşke gitmeseydim hiç.
Okulda birkaç saat işi olduğu için birlikte gittik o derse girdi bende kantinde kampuste gezindim vakit geçirdim. Dersi bittikten sonra arkadaslarıyla birlikte geldi. Kızları daha önce cafede birlikte görmüştüm pervinle, tanıştırdı en yakın arkadaşları bunlardı sohbet ettik birkaç saat ama içlerinden 1kişi haricinde hiçbirini tutmadı gözüm. İnanılmaz rahatsız edici davranışlara sahiptiler. Cafede bir süre oturduktan sora Pervin hadi gidelim dedi ayrıldık arkadaşlarından, arabaya bindikten sonra hemen sordu nasıllar diye, özge iyi birine benziyor diğerlerine dikkat et dedim. Biliyorum canım ama en iyileri bunlar işte okulun ortamını gördün zaten dedi.
-Bana gelmezmiş okuyamazmışım burada dedim
-ben de okuyamıyorum pek dedi.
Okulda pek vakit geçirmiyorum birkaç arkadaşım var işte o kadar dedi.
-vaktini nasıl geçiriyordun peki dedim. Çünkü öylesine güzel bi kızdı ki aklım almıyordu yalnız olabileceğini. Geçmişte bir şey mi yaşadı ne oldu ne bitti tanımak istiyordum. Kıza aşık olmuştum ama halen tam olarak tanımıyordum birlikte yaşıyor eğleniyoruz ama merak ediyor insan sevdiği kişi nasıl biridir.
-daha çok sosyal şeylerle uğraşıyorum dedi.
-sinema tiyatro gibi mi dedim
Öylesine üstü kapalı konuşuyordu ki…
-kimsesizler yurdu, lösev gibi dedi.
-bir de keman çalıyorum dedi.
-ne güzel hayatın var sosyal takılıyorsun bir gün eşlik etmek isterim ben de dedim.
-olur çok sevinirim, zaten seninle tanıştıktan sonra çok boşlamıştım dedi.
Tam mutluyum her şey yolunda neşem yerinde derken…
-cumartesi annem kahvaltıya bekliyor bu arada dedi.
Ve tüm bünyeyi gerilim kapladı…
-Pelini nerde gördün dedi
Yalan söylemezdim pervine hiç bi zaman da söylemedim zaten.
-cafede benle konuşacakları varmış dedim.
-ne hakkında dedi.
-özel dedim.
Kardeşlerdi ama birbirlerini sorgulamazlardı pek öle konu kapandı.
Keşke kapanmasaydı…
-Annem seninle tanışmak istiyor dedi.
Nasıl ya?! Niye anlattın demek istedim ama hiçbir şey diyemedim
-nereden çıktı dedim.
-insan aşık olunca annesinin fark etmesi uzun sürmüyor dedi.
Uzun sürmüyor da 1günde de söylenir mi :)
Ertesi gün 1.ay konusunda pelinin tavsiyeler sayesinde primin kralını kastık
Çok güzel bir gün geçirdik birlikte eve bırakırken
-düzeltmişsin oyuncağını dedi
-evet servisten yeni alabildim kaza sonrasında dedim.
-niye bu kadar gürültülü dedi
-rahat durmadığım için dedim
-nasıl yani der gibi baktı
-biraz hızlı kullanıyorum dedim.
-hiç fark etmedim dedi
-seninle birlikteyken arabayı bile zor kullanıyorum ben aklımı başımdan alıyorsun ne bekliyordun dedim.
Gülümseme kapladı yüzünü, yüzüne bakarken tekrar kaza yapıcaktım dikkat et daha yeni düzelttirdin dedi güldük.
Ankaradaki özel üniversitelerin birinde okuyordu ders sayısı ve kredisi de oldukça rahattı.
-yarın okulda olmam gerekiyor öğleden sonra dersim biticek gel işin yoksa arkadaşlarımla tanıştırırım dedi.
-ne yaptın bana bir ayda çok hızlı ilerliyoruz, sen ne düşünüyorsun dedi.
-ben aşık oldum başka bir şey düşünmüyorum bir aydır dedim.
Durup gözümün içine baktı
-gerçekten aşık mısın dedi.
Uzandım dudağına buseyi kondurdum sarıldım sadece. Dokunmak daha çok şey anlatıyordu benim için kelimelerle ifade etmekten daha gerçek geliyordu böylesi.
-çok mutluyum ama korkuyorum bir yandan dedi.
İçimden hay allahım şu kızlar niye mutlu olduğu anın sonrasını hesaplar o an mutlusun yaşa keyfini çıkar ne yapacaksın sonrasını diye düşündüm.
-yavaşlamak için bir şey yapmayı düşünüyormusun dedi.
-ben aşığım yaşadığım şey planlı değil ki planlı olmamı bekliyorsun göremedim her an özlüyorum, gördüğümde hareketlerim ve davranışlarımın coğu istemsiz ama içimden gelen şeyler, sadece olmam gereken şey oluyorum planlı yaşamıyorum dolayısıyla hızını ayarlayacak durumda da değilim ben dedim.
Sonrasında evine bırakıp ordan sanayiye geçtim aracımın kaza yaptığım parçaları gelmişti sonunda düzelticektik. Gecenin bi vaktine kadar onla uğraşırken gece oldu tabi gittim eve uyumayı düşündüm derken Pervin mesaj attı iyi geceler aşkım diye… ilk defa öyle hitap etmişti hepten gecem altüst oldu göze uyku girmeden mesaja baka baka sabah ettim. Daha uyuyamamısken sabah pelin aradı senle görüşelim dedi. Cümle aynen böleydi dolayısıyla gerildim kim bilir ne bok yedim diye düşündüm, zaten bünye darmadağın uykusuzluk yorgunluk gözden akıyor müptezel gibi dolanıyorum ortalıkta, evden alayım istersen dedim. Yok dedi buluşma yeri söyledi oraya gittim hoş geldin dedi öptü, lan bu ne ne oluyor bu kadar agresif konusma yap gel burada öp sarıl ne cins bu kadın milleti diye düşündüm.
-pervin gece boyu uyumadı hayatımda görmediğim kadar da mutlu gördüm onu dedi.
-bende mutluyum dedim
-farkettim dedi.
-ne için çağırdın beni dedim
Sabah 1.ay için ne yapıcak acaba diye sohbet ettik biraz dedi, destek vermeye geldim senden fazla tanıyorum sonuçta dedi.
Şaşırdım ama mutlu da oldum artık pervini kıracağıma dair şüphesi kalmamış hatta yardım bile ediyordu ama inanılmaz mesafeliydi. Fikirlerini düşünclerini anlattı yardımda bulundu birkaç saat konuştuk geçen sefer görüşmemizden pervinin haberi vardı bundan da haberi varmı dedim, hayır geçtin o kısımı dedi. Çok sağol önerilerini tavsiyelerini dikkate alıcam kalkalım istersen seni bırakayım eve gidiyorsan dedim, peki dedi.
Cafeden dışarı bir çıktık araba yok, anahtarım cebimde ama araba kayıp…
-sanırım arabam çalındı yada çekildi taksiyle gidelim dedim.
-sen nereye gidiyorsun git arabanın peşinde koştur dedi.
-pervinle görüşücez dedim
-manyak mısın dedi.
-olabilir dedim bindik taksiye Pervinlere gittik.
Pelin yanımda pervini aradı gel senin deli burada seninle görüşmek istiyor dedi.
Pervin geldi öptüm oysa dün görmüşüm ama nasıl özlemişim bir günde ne hale gelmişim eline dokunduğum anda bile huzur kaplıyordu içimi… pelin ben çıkıyorum dedi giderkende dikkat et bu çocuğa normal değil dedi güldü gitti.
Tüm gün birlikte gezdik. Düzenli çiçek alan bir insan değildim ama içimden geldiği zaman alırdım. O da fark etmişti bu özelliğimi gezerken bi ara çiçekçiye denk geldik yine gül aldım uzattım, mahçup gülümsemesiyle gülü kokladı dudağmıa buseyi kondurdu koluma girdi yürüdük.
-bu gül olayı iyiymiş dedim.
-içimden gelmesi lazım öle her zaman olmaz dedi güldü
-tüh plan suya düştü dedim. Neyse zaten içimden gelmeden gül almak bana yakışmazdı dedim sahte olmaya gerek yok.
Tüm gün elinden gülü düşürmedi güzel bir günün sonunda evine bıraktım dudağımdan öpüp gitti. Ama o kadar kısa öpüşmeler ki ben öpmüyordum zaten resmen o öpüp gidiyordu bense kaskatı kalıyordum. Kendimi toparladıktan sonra eve dönüp direk uyudum.
Ertesi sabah aradım konuştuk bugün neler yapıcaz dedi , işlerim olduğunu aksam üstü dilediği saatte buluşabileceğimizi söyledim. Akşam üstü buluştuk bizim cafeye gittik.
-ne çabuk alıştım sana zaman çok hızlı geçiyor neredeyse ay olacak dedi zarfı yolladı.
-benim bir ayı geçti dedim
-nasıl yani dedi.
Ne var ne yoksa döküldük her şeyi hatta kuzenini sevgilisi sanıp ağladığıma kadar ne kadar bütün bir ayı anlattırdı.
-ben seni hiç fark etmedim dedi. Neden gelip konuşmadın?
-korktum dedim, uzaktan da olsa seviyordum , konuşurumda bir daha göremezsem diye korktum , sahip olmadığım şeyi kaybetmekten korktum dedim.
Pervin ağlamaya başladı, gülümseme olmadığı için konuştum da konuştum her mimiği her olayı her detayı uzaktan uzağa nasıl sevdiğimi…
Normalde konuşma özürlü olmadığımı ama bir gülümsemesiyle bile iki kelimeyi bir araya getiremediğimi birkaç kez niyet ettiğimi ama kelime bile bulamadığımı anlattım da anlattım.
Ben anlatmaya devam ettikçe o daha fazla ağladı sonunda sarıldı boynuma hiç bırakmamacasına, sonra yüzüme baktı gözler yaşlı ama mutlu yüzüyle , kolları boynumda yüzü yüzümün dibinde bana bakan aşık olduğum kız… bir ay önce hayal olan şey şimdi gerçekti ve mükemmelcesine ilerliyordu. Hayat ne ilginç dedim kendi kendime. Uzandım dudaklarına ben öptüm o da karşılık verdi bi kaç saniye sonra çekildim sora sarıldı tekrar boynuma daha da sıkıca…
Pelini eve bıraktım pervini aradım sizin evin önündeyim gelsene otururuz biraz özledim seni yüzünü göreyim sesini duyayım kokunu özledim dedim. Hazırlandıktan sonra aşağı geldi ama gerilimliydim, acaba yüzü asık mı olacak, gerilimli mi olacak, özellikle mi yolladı şeklinde uzayan kafamda bir sürü soru vardı. Pervin geldi tek yanagımdan öptü sarıldı müthiş gülümsemesiyle, özlemişim dedi. Sen mi ben mi? Saatlerdir senin için kardeşine tüm geçmişimi döktüm özel diye bişey kalmadı diye düşünüyordum. Ben de çok özledim seni dedim. Normalde ben de derdim anca o kadara yeterdi beyin fonksiyonlarım şimdi gülümsemesine rağmen o cümleyi kurabilmiştim. Ben öyle davranınca daha da gülümsedi.
-zorlama dedim , güldü.
-sen gülümserken cümle kuramıyorum biliyorsun dedim.
-şikayetçisin sanırım dedi.
-seninleyken hiç bir şeyden şikayetçi olmadım dedim.
-evet kardeşime bile katlandın saatlerce dedi
-baldızla çene çaldık dedim.
Yeni bir gülümseme daha eklendi listeye , biraz da utanarak neler konuştunuz dedi.
-beni tanımak istemiş kardeşinin kimlerle takıldığını bilmek istiyor sanırım dedim.
-takılmak? dedi.
-yani kimlerle birlikte dedim.
-birlikte? dedi.
-gülümsedim pervin zorlama dedim. Beni tanımak istemiş sordu kafasında soru işaretlerini dedim.
-Sende anlattın mı her şeyi dedi.
-evet dedim.
-peki ya kardeşim kötü biriyse dedi.
-yani? dedim.
-ya ilişkimizi zedelemek istiyorsa dedi.
-senle ilişkimi kardeşin zedeleyemez sadece sen bitirebilirsin ne o ne başkası dedim.
Birden yüzü düştü hüzünlendi, kötü hissettim kendimi ne oldu dedim.
-bitecek dimi bir gün dedi.
-benim için bitmeyecek biterse de bitiren ben olmayacağım dedim.
-söz mü dedi.
-evet dedim
-peki dedi konuyu kapattık.